Yalın - Meleklerin Sözü Var Cover
Bunda da video ile ses senkronunu tam tutturamamışım, malum gitarı kaydederken video çekip sonra sesi üstüne mixliyorum falan, hayırlısı böyleymiş çok üstünde durmamak lazım :D İzleyin bakalım..
Bunda da video ile ses senkronunu tam tutturamamışım, malum gitarı kaydederken video çekip sonra sesi üstüne mixliyorum falan, hayırlısı böyleymiş çok üstünde durmamak lazım :D İzleyin bakalım..
Bayadır bir şeyler çalıp söyleyip kayıt yapmıyordum, tabi bununla eş zamanlı olarak sitemle de ilgilenemiyordum.. Bir taşla iki kuş vurmuş olaraktan hem çaldım söyledim hem de siteye içerik girmiş oluyorum.. Gökhan Kırdar'ın o güzel şarkısı Yerine Sevemem'i elimden geldiğince çalıp söylemeye çalıştım beğenirsiniz umarım..
Aslında yıllardır çalıp söylüyordum bu şarkıyı ama nedense hiç beğenmiyordum. Duygu yüklü bir anımda bu sefer beğenesim gelmiş olmalı ki kayıt yapıp paylaşmışım. Artık eskisi gibi ses kartıyla kayıt yap, gitarı ayrı vokalleri ayrı kaydet sonra onları miksle falan uğraşamıyorum, çok yorucu geliyor. Yaşlanmış olmalıyım :) Üşenmeyip öyle yapsam çok daha güzel olabilirdi, olmadı..
Bir dönem biter, yeni bir dönem başlar… Herkesin hayatında belirli dönüm noktaları olmuştur galiba. Herkes bir dönüm noktasına gelmiştir şu kısa hayatta… Alınan kararlar, yapılan veya bozulan planlar, kurulan hayaller veya yıkılan hayaller, oluşan beklentiler, yaşanan duygular, arzulanan şeyler… Hepsi bir anda revizyona uğrayabilir o anlarda, aslında mantıksız bir cümle oldu .Zaten dönüm noktası dediğimiz şey ile işaret edilen de bu yaşananlar değil midir ki? (: Bunca zaman kurduğu hayalleri, yaptığı planları, düşündüğü her şeyi bir çırpıda silip atabilir insan, bir anda yepyeni planlara, yepyeni hayallere yelken açar, unutur her şeyi...
Birkaç aydır her şey ne yoğun ve ne hızlı oluyor hayatımda.
Başlangıçlar, bitişler. Başlayamayanlar, bitemeyenler.
Hayatıma girenler, hayatımdan çıkanlar. Olanlar, olmayanlar.
Anlayabildiğim şeyler ve anlayamadıklarım, daha çok da anlayamadıklarım..
Her şey çok yoğun, çok hızlı ama bazen bir o kadar da yavaş oluyor gibi hissettiriyor..
Ne çok anlayamıyorum son zamanlarda.
Anlayabilmek, oldurabilmek için elimden geleni fazlasıyla yaptığıma inanıyorum hatta gereksiz yere fazla fazla yaptığımı düşünüyorum.
Yoruyor anlamaya çalışmak, anlayamamak.
Dalgalara karşı yüzmeye çalışmak gibi anlama çabası.
Bırak sadece.
"Bekleyecek hiçbir şey kalmayana kadar beklemek." diye bir söz görmüştüm geçen gün. Bol keseden konuşup duruyordum beklentisizlik üzerine ama konuşmak ve bir şeyi pratik etmek, bahsedilen şeye iman edip gereğini yaşamak birbirlerinden ne farklı kavramlar.
Bol keseden konuşmak derken; ne rahat söylüyoruz değil mi her şeyi.
Bütün o güçlü kelimeler, o büyük sözler, o süslü cümleler ne rahat dökülüyor dudaklarımızdan. Eylemle desteklenmeyince ne rahat boşalıyor hepsinin altı.
"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz." sözler de önemli, sözler de çok güçlü lakin bahsedilen şey hayat pratiğimizde yoksa sadece konuşarak kendimizi tatmin ediyor, gönül eğlendiriyor olabiliriz.
Neyse konudan kopmayayım (:
Beklentisizlik kıvamına yeni geldim bence.
Beklentisiz olmak ve umursamamak, birbirine ne çok yakınlar.
Umursamadığın şeye dair beklenti halinde olamazsın ama beklenti içinde olmadığın şeyi hala umursuyor olabilirsin.
Belki ben de şey'i umursuyor ama o şeyle ne olacağını umursamıyorum. Ne olacağını umursamamak da beraberinde beklentisizlik getiriyor.
Sadece bu kadar gizemli olmasa, açık olsa her şeyler, nasıl gelişirdi acaba bir şeyler. ![]()
Daha çok gelişecek, güçlenecek ve daha çok ışıldayacağım ben.
Ben bunları yaparken şey de olsun istemiştim hayatımda. Zor görünüyor ama kim bilir..
Her şey hayırdır.