Bakasana (Crow Pose) Denemesi

Bir iki gün önce sevdiğim bir arkadaşım blogun olduğunu keşfettim ama sürekli yoga ile ilgili yazıyorsun demişti şimdi onu hatırladım smile Git gide hayatımın merkezinde yer edinmeye başlıyor yoga, belkide çoktan oraya yerleşti bile. Her neyse.. Konuya döneyim.

Bu sabahki yoga rutinimden sonra hand stand, forearm stand ve crow pose denemeleri yapmaya başladım hoş crow olmasa da handstand ve forearm stand'e takmış biri olarak her sabahki rutin sonrası onlar üzerinde çalışmak da ayrı bir rutin oldu gibi. Seviyorum tepe taklak olmayı ve aynı zamanda güçlenmeyi o an vücudumu dinlediğimde bana söylediklerini (Fiji McAlphine bol bol always listen to your body diyor, ben de adet edindim) v.s. v.s. diye sıralayabilirim nedenlerini de :) Sonuç olarak crow denemelerinden bir kare paylaşasım vardı paylaşıyorum, her ne kadar henüz olması gerektiği gibi yapabiliyor olmasam da eskiye oranla daha iyiyim. İlerleme ilerlemedir, ne kadar küçük olduğunun önemi yok demişti birisi.

Elif Şafak - Büyük Aşk, Büyük Nefret

“ŞİMDİ sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi gerekiyor mu?” diye sormuştu Nâzım Hikmet, o muazzam ve duru üslubuyla. Halbuki bugünün aşklarını görse ne derdi acaba? Bugün ellerde teraziler, adeta gramla tartılıyor aşk. 160 gr sevgiye karşılık 160 gr sevgi alınabilirmiş gibi herkes verdiği kadarını istiyor. Seven erkek mutlak itaat, mutlak hâkimiyet bekliyor. Zihinlerde bir denklem var sanki. Denklem karşılanmadı mı tüm formül bozuluyor. Ve işte o zaman bir de bakmışsınız ki aşk bitmiş, nefret başlıyor. Ne çabuk geçiyoruz bir uçtan bir uca.

Telefon Sevmiyor Olmak

Yakınımdakiler zaten bilirler, telefonla konuşmayı sevmeyen hatta telefon kullanmak istemeyen bir insanım (iş hayatı falan derken mecbur kullanmak zorunda kalıyorum tabi). Telefon kullanmayı sevmeyişimden ötürü bir çok şeye bakış açım da farklıydı. Herkes her aradığı zaman ben telefonun başında durup açmak zorundaymışım gibi bir beklenti çok saçma geliyordu bana. Veya ulaşılamadığım durumlarda niye telefona bakmadın? Ne yapıyordun? Neden? Nasıl? Ne? Nerede? Ne zaman? Kiminle? Türünden çıldırmış sorularla karşılaşmak çok saçma geliyordu bana (: ama yaşadığımız toplumun geneline göre böyle olmadığı için "cins" yaftasını ben yiyorum doğal olarak smile gerçi bundan gocunmuyorum da.. Etrafımdakiler "cins" diyip böyle kabul edebiliyorlar beni. Konu tabi nasıl buraya geldi (: Tam yatacaktım ki Ahmed Hulusi'nin retweet ettiği "Modern Dünya Beyniniz İçin Neden İyi Değil.." başlıklı yazıyı gördüm ve okumaya başladım, çok da hoşuma gitti yazı. Genel itibariyle çok güzel bir yazı fakat özellikle yazıda kendimi bulduğum bir bölümü paylaşmak istedim, kendimi buldum ve iyi bari aslında toplum cinsleşmiş ben cins değilmişim diyebildiğim bir bölüm smile

Eski günlerde, telefon çaldığında, biz meşgulsek ya cevap vermezdik ya da telefonun sesini kapardık. Tüm telefonlar duvara monteli olduğu için de, her zaman aradığımız kişiye ulaşabileceğimiz gibi bir beklentiye sahip olmazdık. (belki o kişi yürüyüşe çıkmış olabilirdi ya da başka yerde olabilirdi.) Dolayısıyla eğer bir kişi size ulaşamazsa, ya da siz ulaşılıyor olmak istemediğinizde, bu normal kabul edilirdi. Şimdi ise, daha çok insanın tuvaletten çok cep telefonu var. Bu da şöyle bir şey yarattı;sizin için uygun olduğu bir zamanda siz, onun için uygun olup olmadığının önemi olmadan istediğiniz kişiye ulaşabilmelisiniz! Bu beklenti, öylesine yerleşmiş ki, toplantıda olan bir kişi telefon çaldığında açıp: “Özür dilerim,şu anda konuşamayacağım, toplantıdayım” şeklinde cevap vermek rutin hale gelmiş. Sadece 10 ya da 20 yıl önce, aynı kişiler, toplantıdayken sabit hatlı telefonları çaldığında onları cevapsız bırakmaktaydı ki bu, ulaşabilirliğin beklentisi açısından günümüze göre çok farklı bir tavır.

Elektrik Sorunsalı

Çedaş'ın çalışma hayatımla bir alıp veremediği varmış gibi gelmeye başlıyor artık. 

Dikkat ediyorum ne zaman enerjik uyanıp dikkatimin dağılmasına izin vermeden çalışmaya başlasam elektrikler kesiliyor.(Sabah 5-5.30gibi uyanmaya başladığımdan beri hep enerjiğim aslında ama dikkat dağılmadan çalışma kısmı bazen olmuyor) 

Sonuç olarak yine elektrikler gitti ve boş boş oturuyorum. İşler güçler beni bekler, saygılar çedaş...